• 2026/37 sayılı Tebliğ ile 8424 ve 8481 GTİP kapsamındaki çeşitli valf ve ekipmanların ithalatında gözetim uygulaması sürdürülürken, aerosol sprey üretiminde kullanılan püskürtme mekanizması niteliğindeki bazı valfler kapsam dışında bırakıldı.
• Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, geri dönüştürülemeyen tek kullanımlık bazı plastik ürünlere yönelik kademeli kısıtlamaları 1 Eylül 2026’dan itibaren devreye almayı planlıyor.
• ABD-İran görüşmelerinin sonuçsuz kalmasının ardından Trump’ın Hürmüz Boğazı’nda abluka talimatı vermesi, jeopolitik gerilimi tırmandırırken enerji, altın, otomotiv ve tekstil başta olmak üzere küresel piyasalarda yeni bir belirsizlik ve maliyet baskısı dalgasını beraberinde getirdi.
• Çin’in sülfürik asit ihracatını durdurma kararı, Ortadoğu’daki sevkiyat sorunlarıyla birleşerek küresel sanayi ve emtia piyasalarında yeni bir arz krizine ortam hazırladı.
9 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/37 sayılı İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ ile, 8424 ve 8481 GTİP pozisyonlarında yer alan çeşitli valf, kontrol valfi, hidrant, sübap ve benzeri ürünlerin ithalatında gözetim uygulamasının devam edeceği duyurulmuştur. Tebliğe göre, listede yer alan eşyanın yalnızca belirlenen birim gümrük kıymetlerinin altında ithal edilmesi halinde, Ticaret Bakanlığı İthalat Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenecek gözetim belgesi aranacaktır. Bu belge, gümrük beyannamesinin tescili sırasında ilgili gümrük idaresine ibraz edilecektir.
Düzenlemede öne çıkan istisna ise, aerosol sprey üretiminde kullanılan ve 84.81 tarife pozisyonunda sınıflandırılan püskürtme mekanizması niteliğindeki valflerin Tebliğ kapsamı dışında bırakılmasıdır. Böylece söz konusu ürünler için gözetim şartı uygulanmayacak, ancak 8424 ve 8481 kapsamındaki diğer ürünlerde gözetim uygulaması sürecektir. Tebliğ, yayımlandığı tarihte yürürlüğe girmiş olup, ilgili ürünleri ithal eden firmaların GTİP, birim kıymet ve belge yükümlülüklerini dikkatle değerlendirmesi gerekmektedir.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Sıfır Atık vizyonu kapsamında tek kullanımlık bazı plastik ürünlerin kullanımını sınırlandırmaya hazırlanıyor. Bakanlık yetkililerinin açıklamasına göre, plastik kirliliğini azaltmayı amaçlayan yönetmelik çalışması son aşamaya gelirken, düzenleme özellikle geri dönüştürülemeyen ve çevreye zarar veren ürünlerin piyasaya arzının kısıtlanmasını hedefliyor. Plastik bardaklar, yemek ve içecek kapları, plastik çatal-kaşık-bıçaklar, kulak temizleme çubukları ve balon çubukları öne çıkan ürün grupları arasında yer alıyor.
Yeni düzenlemenin 1 Eylül 2026’dan itibaren kademeli olarak, bazı ürünlerde ise 2027 başından itibaren uygulanması planlanıyor. Yasaklayıcı yaklaşımın tüm plastik ürünleri kapsamadığı, bunun yerine geri dönüştürülebilir veya biyobozunur alternatiflerin kullanımının teşvik edileceği belirtiliyor. Kağıt, ahşap ve bambu gibi çevre dostu malzemelerin öne çıkacağı bu süreçle, hem çevre üzerindeki baskının azaltılması hem de Türkiye’nin geri kazanım oranının uzun vadede daha da yükseltilmesi amaçlanıyor.
Bu karar sektörde ise deprem etkisi yarattı. Sektör kaynakları, olası düzenlemenin 35 bin kişilik istihdamı riske atabileceğini ve yaklaşık 10 milyar dolarlık makine parkının atıl hale gelme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ifade ediyor. Piyasada yasak beklentisinin etkisiyle yeni siparişlerin ertelenmeye başladığı, bunun da hem makine yatırımlarında yavaşlamaya hem de şimdiden istihdam kayıplarının gündeme gelmesine neden olduğu aktarılıyor.
İslamabad’da ABD ile İran arasında gerçekleştirilen üst düzey görüşmelerden sonuç çıkmamasının ardından, ABD Başkanı Donald Trump Hürmüz Boğazı’nda denizden abluka uygulanması yönünde talimat verdi. Trump, Amerikan donanmasının uluslararası sularda İran’a geçiş ücreti ödediği belirtilen gemileri durdurup arayacağını açıklarken, Washington yönetimi bu adımla İran üzerindeki baskıyı daha da artıracağının sinyalini verdi. ABD tarafı, görüşmelerin başarısızlığını İran’ın kendi kırmızı çizgilerini kabul etmemesine bağlarken, temel ihtilaf konusunun yine Tahran’ın nükleer faaliyetleri olduğu vurgulandı.
İran cephesi ise bazı başlıklarda kısmi ilerleme sağlandığını kabul etmekle birlikte, birkaç kritik konuda anlaşmazlıkların sürdüğünü belirtti ve ABD’yi güven oluşturamamakla suçladı. Hürmüz Boğazı’nın kontrolü ve nükleer program gibi temel başlıkların müzakereleri daha da karmaşık hale getirdiği ifade edilirken, görüşmelere ev sahipliği yapan Pakistan iki tarafa da itidal ve diyalog çağrısında bulundu. Ateşkesin askıda kaldığı bu süreçte, Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanacak gelişmelerin bölgesel güvenlik ve küresel enerji ticareti açısından yakından izleneceği değerlendiriliyor.
Piyasalarda petrol fiyatlarındaki artışların düzeleceğine dair umutlar azalırken altın, güvenli liman niteliğinin aksine küresel ölçekte değer kaybederek ons bazında yaklaşık yüzde 11,5 geriledi. OSD Başkanı Cengiz Eroldu, yılın başında yapılan büyüme öngörülerinin savaşın yarattığı belirsizlik ve artan maliyet baskısı nedeniyle aşağı yönlü revize edildiğini söyledi. Yılsonu ihracat hedefi yüzde 4, üretim hedefi ise yüzde 2 düşürüldü. Eroldu, iç pazarda da geçen yıla göre daralma beklendiğini, otomobil fiyatlarında ise artışın mayıs itibarıyla başlayacağını söyledi. Artan jeopolitik tansiyondan en güçlü etkilenen ürünlerden biri de pamuk oldu; küresel pamuk fiyatları son 22 ayın zirvesine yükselirken, tekstil sektörü açısından yeni bir maliyet baskısı sürecinin gündeme gelebileceği değerlendiriliyor.
Çin’in 1 Mayıs 2026 itibarıyla sülfürik asit ihracatını tamamen durdurma kararı, piyasaları sarstı. Bu karar küresel sanayi için ciddi bir tedarik riski yaratıyor. Dünyanın en büyük sülfürik asit ihracatçısı olan Çin’in bu adımı, Ortadoğu’da Hürmüz Boğazı kaynaklı kükürt sevkiyat sorunlarıyla birleşerek kimya, madencilik, gübre, enerji ve elektronik gibi birçok sektörde arz baskısını artırıyor. Yasağın 2026 sonuna kadar sürmesinin beklendiği belirtilirken, sülfürik asidin bakır, uranyum, nikel ve gübre üretimindeki kritik rolü nedeniyle etkilerin küresel ölçekte hissedilebileceği değerlendiriliyor.
Gelişmelerin fiyatlar üzerindeki etkisi şimdiden dikkat çekiyor. Kükürt fiyatlarının son iki yılda yaklaşık 7 kat artarak ton başına 700 doların üzerine çıktığı, sülfürik asit fiyatlarının ise aynı dönemde yüzde 300’ü aşan bir yükseliş kaydettiği ifade ediliyor. Özellikle bakır üretimi, tarımsal verimlilik ve enerji dönüşümüne ilişkin süreçlerin bu krizden doğrudan etkilenmesi beklenirken, Çin’in daha önce gümüş ve nadir toprak elementlerinde uyguladığı ihracat kısıtlamalarının da benzer şekilde küresel fiyatlarda sert artışlara yol açtığı hatırlatılıyor.
SMA Gümrük Müşavirliği
Pürtelaş Hasan Efendi Mahallesi
Meclisi Mebusan Caddesi
Murathan İşhanı
No:31, Daire:4
34427 Fındıklı
Beyoğlu/İstanbul
Türkiye
+(90) 212 243 5431
[email protected]
Güven TURAN
[email protected]
Mustafa KAYA
[email protected]