• TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen yeni vergi düzenlemesinin ilk beş maddesi ile kamu borçlarına 72 aya kadar tecil imkanı sağlanırken, 1 Ocak 2026'dan itibaren Türkiye'ye yerleşecek olanların yurt dışı kazançlarına 20 yıllık gelir vergisi muafiyeti getirildi.
• Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dünya Çiftçiler Günü kapsamında tarım ve gıda alanına yatırım yapacak işletmeler için 24 ay geri ödemesiz ve 10 milyon dolara kadar ulaşabilen yeni bir kredi ve hibe paketini duyurdu.
• Altın Rafinerileri Derneği'nin Kapalıçarşı'da yaygın bir ödeme aracı olan "çekili altın" kullanımını durdurma çağrısı, İstanbul Kuyumcular Odası ve bölge esnafı tarafından yasal bir dayanağı olmadığı gerekçesiyle reddedilerek tepkiyle karşılandı.
• Orta Doğu'daki savaş kaynaklı tedarik sorunları ile yapay zeka ve yenilenebilir enerji sektörlerinden gelen artan talebin birleşmesi, bakır fiyatlarının 6,64 dolarla rekor seviyeye ulaşmasına neden oldu.
• Orta Doğu'daki kriz ve Hürmüz Boğazı'nın kapanmasıyla fosil jet yakıtı fiyatlarının iki katına çıkması, havacılık sektöründe Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı'na (SAF) yönelik ilgiyi artırdı.
TBMM Genel Kurulu'nda, vergi ve varlık barışına yönelik düzenlemeleri içeren kanun teklifinin ilk beş maddesi kabul edildi. Onaylanan düzenlemeye göre; 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren Türkiye'ye yerleşmiş sayılan ve son 3 takvim yılında Türkiye'de ikametgahı ile vergi mükellefiyeti bulunmayan kişilerin yurt dışından elde ettikleri kazanç ve iratları 20 yıl boyunca gelir vergisinden muaf tutulacak. Bu kişilerin Türkiye'de daha önceden gayrimenkul veya menkul sermaye iradı mükellefiyetinin bulunması istisnadan yararlanmalarına engel teşkil etmeyecek. Yabancı kaynak girişini teşvik etmeyi amaçlayan bu maddeden yararlananların veraset yoluyla mal intikallerinde alınacak vergi oranı ise yüzde 1 olarak uygulanacak.
Kabul edilen maddeler kapsamında amme borçlarının tahsiline yönelik yeni kolaylıklar da sağlandı. Borcun ödenmesinin veya haciz işlemlerinin borçluyu zor duruma düşüreceği hallerde, 1 milyon liraya kadar olan kamu borçları teminat aranmaksızın 72 aya kadar tecil edilebilecek. 1 milyon lirayı aşan borçlarda ise yalnızca aşan kısmın yarısı kadar teminat gösterilmesi zorunlu olacak. Cumhurbaşkanı, bu teminat sınırını 10 katına kadar artırmaya veya yarısına kadar indirmeye yetkili kılındı.
Düzenleme ile ayrıca teknogirişim şirketlerinde çalışanlara bedelsiz veya indirimli verilen pay senetlerindeki gelir vergisi istisnasının üst sınırı, ilgili yılın brüt ücretinin iki katı olarak belirlendi. Hisselerin 6 yıldan önce elden çıkarılması durumunda, elde tutulma süresine göre istisna edilen verginin faiziyle geri alınması kararlaştırıldı. Nitelikli hizmet merkezlerinde çalışan personelin ücretleri için de brüt asgari ücretin 3 katına, özel bölgelerde ise 5 katına kadar gelir vergisi istisnası getirildi. Görüşmelerin devamında OECD İstanbul Merkezi'nin kurulmasına ilişkin protokol onaylanırken, birleşim 20 Mayıs Çarşamba günü toplanmak üzere kapatıldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de düzenlenen Dünya Çiftçiler Günü programında tarım ve gıda yatırımlarını desteklemek amacıyla yeni bir finansman paketi açıkladı. Duyurulan pakete göre, işletmelere proje büyüklüğüne bağlı olarak 10 milyon dolara kadar finansman sağlanacak; bu krediler 24 ay geri ödemesiz ve 7 yıla kadar vadeli olacak. Bunun yanı sıra, 100 bin liradan 30 milyon liraya kadar olan projelerde tutarın yüzde 50 ile 70'i arasında hibe desteği verilecek.
Toplamda 10 yılı kapsayan 5,3 milyar dolarlık bu finansman paketinin 750 milyon dolarlık ilk dilimi 2026 yılında kullanıma açılacak. Proje kapsamında ayrıca Kredi Garanti Fonu'nun da dahil edileceği bir mekanizmayla, krediye erişimde sorun yaşayanlar için 500 milyon dolarlık ek bir kredi hacmi yaratılacak. Bu sistemle 400 bin çiftçinin ürünlerini pazarlayabileceği yeni kanalların oluşturulması hedefleniyor.
Küresel boyutta artan "gıda milliyetçiliği" kavramına ve bölgesel çatışmalara karşı Türkiye'nin gerekli tedbirleri aldığını belirten Erdoğan, ülkenin tarımsal üretim, sulama ve gıda arz güvenliği konusunda hiçbir sorunu olmadığını vurguladı. Gübre stoklarının yeterli seviyede olduğunu söyleyen Erdoğan, çiftçilere yönelik tarımsal destek tutarının ise geçen yıla kıyasla artırılarak bu yıl 939 milyar liraya çıkarıldığını ifade etti.
Nisan ayında kurulan Altın Rafinerileri Derneği'nin, Şırnak'taki bir kaçak altın olayını gerekçe göstererek 4 Mayıs 2026 itibarıyla "çekili altın" üretiminin ve alım-satımının durdurulmasını talep etmesi Kapalıçarşı'da krize yol açtı. Dernek, bölge esnafına gönderdiği yazıda, mevcut çekili altınların rafinerilere gönderilerek külçe altına dönüştürülmesini, küsuratlı ödemelerin damgalı külçelerin kesilmesiyle yapılmasını ve bu ticarete devam edenlerin ihbar edilmesini istedi. Saf altının ince şeritler halinde preslenmesiyle elde edilen, işçilik maliyeti olmadığı için esnaf arası borç ödemelerinde sıklıkla kullanılan çekili altının nihai tüketiciye satışı yasak olsa da yetki belgeli firmalar arasındaki ticareti serbest bulunuyor.
Kararın ardından devreye giren İstanbul Kuyumcular Odası, derneğin bu girişiminin herhangi bir hukuki karşılığı olmadığını duyurdu. Oda tarafından yapılan resmi açıklamada, yüzyıllardır üretimin bir parçası olan çekili has altın değişimini yasaklayan resmi bir düzenleme veya Resmi Gazete'de yayımlanmış yeni bir yönetmelik bulunmadığı vurgulandı.
Kapalıçarşı esnafı ise derneğin bu adımını, ticareti tamamen rafinerilerin ürettiği işçilikli ve maliyetli paketli altınlara yönlendirme çabası olarak nitelendirdi. Gram altındaki işçilik ücretlerinin maliyetleri artıracağını ve uygulamanın hayata geçmesi halinde sektörün durma noktasına geleceğini savunan esnaf, yasal dayanağı olmayan bu çağrıya uymayarak çekili altın kullanımını sürdüreceklerini açıkladı.
Bakır fiyatları, uluslararası piyasalarda yapay zeka veri merkezlerinden gelen yoğun talep ve yenilenebilir enerji yatırımlarının hızlanmasıyla 6,64 dolara ulaşarak yeni bir rekor kırdı. Orta Doğu'da başlayan ABD/İsrail-İran savaşı sonrası petrol tedarikine dair endişelerin artması, özellikle fosil yakıtlara erişimi kısıtlanan Asya ve Avrupa ülkelerinin yenilenebilir enerjiye yönelimini hızlandırdı. Veri merkezleri, elektrikli araçlar ve enerji iletim hatlarındaki büyüme, bakıra yönelik küresel talebi ciddi şekilde artırarak emtiayı stratejik bir konuma taşıdı.
Artan bu güçlü talebe karşılık, üretim ve tedarik zincirinde yaşanan darboğazlar fiyatlardaki yükselişi destekledi. Dünyanın en büyük bakır üreticisi Şili'deki üretim düşüşünün yanı sıra, savaş kaynaklı artan enerji ve nakliye maliyetleri arzı baskıladı. Ayrıca Hürmüz Boğazı'nda yaşanan lojistik sıkıntılar nedeniyle, Zambiya ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki bakır cevheri ayrıştırma işlemlerinde (sülfürik asit üretimi için) kullanılan kükürt tedariki sekteye uğradı ve bu durum küresel bakır arzını doğrudan etkiledi.
Arz ve talep dengesinin talep lehine bozulmasıyla birlikte bakır fiyatları, savaşın başladığı dönemdeki düşüşlerini hızla telafi etti. Mart ayında yüzde 6 oranında değer kaybeden bakırın libresi, nisan sonuna kıyasla yüzde 10'un, 2025 yılı sonuna kıyasla ise yüzde 16'nın üzerinde artış göstererek tarihi zirvesini gördü.
İran'a yönelik saldırılar ve Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması, Avrupa havacılık sektöründe ciddi tedarik sorunlarına ve maliyet artışlarına yol açtı. Avrupa'nın jet yakıtı ihtiyacının yüzde 30'unun Körfez bölgesinden karşılanıyor olması krizi derinleştirirken, savaş öncesi ton başına 800 dolar olan geleneksel jet yakıtı fiyatı 1.500 doların üzerine çıktı. Bu durum, fiyatı 2.700 dolar civarında seyreden ve mevcut motorlarla uyumlu olup emisyonları yüzde 80 oranında azaltan Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) ile geleneksel yakıt arasındaki üç katlık fiyat farkının, iki katın altına inmesine neden oldu.
Öte yandan, biyokütlelerden üretilen SAF'a yönelimin Avrupa için yeni bir dışa bağımlılık riski yarattığı belirtiliyor; zira Avrupa Birliği, SAF üretimi için kullandığı hammaddelerin yüzde 69'unu dışarıdan ithal ediyor ve bunun yüzde 38'lik kısmı sadece Çin'den geliyor. Bu hammadde darboğazına çözüm olarak yeşil hidrojen ve yakalanan karbonun birleştirilmesiyle elde edilen "e-SAF" öne çıkıyor. e-SAF'ın Norveç, İzlanda, İspanya ve Portekiz gibi ülkelerde üretilebilme potansiyeli bulunsa da, geleneksel yakıta göre 12 kata varan yüksek maliyeti havayolu şirketlerinin uzun vadeli anlaşmalar yapmasını zorlaştırıyor.
Analistler, krizin etkisiyle yatırımların biyoyakıt maliyetlerini düşürmeyi hedefleyen şirketlere kayacağını öngörüyor. Çözüm süreci kapsamında, AB ve ulusal hükümetlerin Emisyon Ticaret Sistemi'nden (ETS) elde ettikleri gelirleri e-SAF projelerine aktarması ve üretici ile havayolu şirketi arasında köprü kuracak mekanizmaları devreye alması bekleniyor. Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlik sürdükçe, eskiden sadece maliyetli bir hayal olarak görülen yeşil yakıtların artık güçlü bir "B Planı" ve çözümün bir parçası olarak değerlendirildiği ifade ediliyor.
SMA Gümrük Müşavirliği
Pürtelaş Hasan Efendi Mahallesi
Meclisi Mebusan Caddesi
Murathan İşhanı
No:31, Daire:4
34427 Fındıklı
Beyoğlu/İstanbul
Türkiye
+(90) 212 243 5431
[email protected]
Güven TURAN
[email protected]
Mustafa KAYA
[email protected]